Film Gibi Seyahat Deneyimleri:
Dünyanın En Ünlü Film Çekim Yerleri
Tüm dünyada seyahat dinamiklerini gözle görünür şekilde etkileyen “set-jetting” kavramı, film ve dizilerin çekim mekânlarını ziyaret etme eğilimini ifade ediyor. Çevrimiçi seyahat şirketi Expedia’nın açıkladığı Seyahat Trendleri raporuna göre gezginlerin yaklaşık yüzde 30’u dizilerin ve filmlerin seyahat tercihlerinde eskiye oranla daha etkili olduğunu belirtiyor. American Express'in 2023 Küresel Seyahat Trendleri Raporu ise daha etkileyici veriler sunuyor. Rapora göre gençlerin yaklaşık yüzde 70'i seyahat ilhamlarını son izledikleri film ya da TV dizilerinden alıyor.
Aslında bu durum hiç şaşırtıcı değil. Sinema ve seyahat arasında birbirini etkileyen çok güçlü bir ilişki var. Filmler ve diziler eğlencenin ötesine geçerek içimizdeki merak ve keşif duygusunu tetikliyor, bize gezegenimizin ilk elden deneyimlenmeyi bekleyen hikâyelerden oluşan bir mozaik olduğunu hatırlatıyorlar. En sevdiğimiz karakterlerin ayak izlerini takip etmek ve hafızamıza kazınan mekânları yakından görmek farklı şehirlerin, uzak ülkelerin ritmini ve ruhunu daha yakından tanımamızın önünü açıyor, bizi farklı kültürleri ve yaşam tarzlarını deneyimlemeye teşvik ediyor.
Bu yazıda sizlerle film gibi bir yolculuğa çıkmak, dünyanın en ünlü film ve dizi çekim mekânlarını ziyaret etmek istiyoruz. Ak Gezenlerin izinde İzlanda’nın nefes kesen coğrafyasını keşfetmek, New York’un neredeyse her köşesini bildiğimiz sokaklarında film karelerinin izini sürmek ya da Star Wars evrenini Tunus çöllerinde deneyimlemek istiyorsanız bize katılın.
Yeni Zelanda: Orta Dünya’nın İzinde
Peter Jackson, J.R.R Tolkien’in başyapıtı Yüzüklerin Efendisi serisini filme çekmeye karar verdiğinde Yeni Zelanda’yı film tutkunları için cazibe merkezi haline getireceğini tahmin etmiş miydi bilmiyoruz. Ancak Yüzüklerin Efendisi ve ardından çekilen Hobbit serileri, Yeni Zelanda’nın zaten etkileyici olan doğal güzelliklerini fantastik bir dünyanın kapılarını da aralayarak gözler önüne serdi.
Filmlerin izinde Yeni Zelanda’ya gidenlerin ilk duraklarından birisi şüphesiz Shire diyarını tüm canlılığı ile yansıtan Hobbiton. Mamata yakınlarında, Auckland’dan sadece iki saatlik bir yolculukla ulaşılan mekân aslında bir koyun çiftliği iken serinin yapımcıları tarafından keşfedilmiş ve Orta Dünya’nın en ikonik mekânlarından birine dönüştürülmüş. 39 farklı Hobbit eviyle çevrili Hobbiton’da rehberli turlara katılabilir, Hobbit evlerini, Göl Kasabası’nı ve diğer pek çok meşhur film setini yakından görebilir, hatta Hobbit evlerinde çay keyfi yapabilirsiniz.
Yeni Zelanda'nın film turizmi, sadece Hobbiton ile sınırlı değil. Wellington'da, filmlerin post prodüksiyon çalışmalarının yapıldığı WETA Atölyesi'ne de turlar düzenleniyor. Bu turlarda filmlerin yapım aşamasında kullanılan kostümleri, silahları ve diğer aksesuarları inceleme şansına sahip olabilirsiniz.
Rohan çayırlarının rüzgarını hissetmek ve başkent Edoras’ı görmek için Güney Adası’nda bulunan Mount Sunday’e gitmelisiniz. Yeni Zelanda’nın en aktif volkanı olan Mount Ngauruhoe de ise Hüküm Dağı’nı tüm ihtişamıyla izleyebilirsiniz. Ziyaretçiler için ülkenin farklı bölgelerindeki çekim yapılan noktaları ve çekim açılarını bularak fotoğraf çekmek en keyifli aktivite.
Yeni Zelanda, tüm ziyaretçiler için Orta Dünya’nın izinde unutulmaz bir macera vaat ediyor. Film setlerini ziyaret etmenin yanı sıra ülkenin nefes kesen doğal güzelliklerini de keşfedebilirsiniz.
Tunus: Galaksi Uzak Değil
George Lucas'ın yaratıcı vizyonuyla ortaya çıkan efsanevi bilim kurgu film serisi olan Star Wars’un tüm dünyada tutkulu ve geniş bir hayran kitlesi bulunuyor. Dolayısıyla Tunus'un büyüleyici çöllerinde bulunan ve efsanevi Tatooine gezegeninin izlerini taşıyan film setleri, yıllardır hayran kitlesinin akınına uğruyor. Bu setler, serinin hayranları için olduğu kadar, çölün sıra dışı güzelliklerini keşfetmek isteyen gezginler için de benzersiz bir deneyim sunuyor.
Tunus'un güneyinde yer alan ve Star Wars evreninde Luke Skywalker'ın büyüdüğü Lars Çiftliği'nin iç mekânlarına ev sahipliği yapan Matmata'daki Hotel Sidi Driss, serinin ilk filmi ve devam filmlerinde kullanılmış. Geleneksel Berberi yerleşimleri olan troglodit mağaralarından birine kurulmuş olan mekân, şimdi otel olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Tataouine kasabası ise George Lucas'ın Tatooine gezegeninin isimlendirilmesine ilham kaynağı olmuş. Ksar Ouled Soltane ve Ksar Hadada gibi Berberi köyleri, Anakin Skywalker'ın köle olarak yaşadığı Mos Espa'nın köle mahallelerinin çekimlerine ev sahipliği yapmış. Tozeur çöl kasabası ve Sidi Bouhlel kanyonu serinin hafızalara kazınan pek çok sahnesine fon oluşturmuş.
Tozeur'un batısında yer alan ve The Phantom Menace filminde Mos Espa uzay limanının büyük bir kısmının inşa edildiği set, çöl kumlarının ilerlemesiyle adeta terkedilmiş bir atmosfere bürünmüş olsa da Watto'nun dükkanı, Sebulba'nın Kafesi ve Anakin'in özgürlüğünü kazandığı pod yarışı arenası gibi dikkat çekici yapılar hala net bir şekilde görülebiliyor.
Star Wars turizmi, Tunus için önemli bir gelir kaynağı. Bölgede dilerseniz 4x4 araçlarla dilerseniz develer üstünde turlar düzenleyen çok sayıda tur operatörü bulabilirsiniz. Tunus çölleri, Star Wars serisinin yanı sıra İngiliz Hasta ve Kutsal Hazine Avcıları gibi sinema tarihinde önemli yere sahip çok sayıda filme de ev sahipliği yapmış. Tunus çöllerine yapacağınız bir gezinin Stars Wars evrenini keşfetmenin ötesinde güzellikler sunacağından eminiz.
Hawaii: Jurassic Park’tan Romantik Sahillere
Hawaii, muhtemelen çoğumuzun gidilecek yeler listesinde yeri olan tropikal bir cennet. Muhteşem plajları, tropikal ormanları, volkanik manzaraları ve dağlık alanlarıyla ünlü olan adalar; sörf, dalış, dağ tırmanışı, yamaç paraşütü, volkan keşifleri ve balina izleme gibi birçok aktiviteyi deneyimlemeye de olanak sağlıyor. Üstelik Jurassic Park, Lost, Karayip Korsanları gibi çok sayıda yapıma hayat veren mekânlarıyla meraklılarına standart bir seyahatten çok daha fazlasını sunuyor.
O’ahu adalarındaki Kualoa Ranch, Jurassic Park'ın en ikonik sahnelerine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Popüler bir ziyaret noktası olan bölgede çok sayıda Jurassic macera turları düzenleniyor.
Yayınlandığı yıllarda milyonlarca kişiyi ekran başına kilitleyen Lost dizisi de Hawaii’yi çekim mekânı olarak kullanmış. Çarpıcı plajları ve ormanları ile dizinin gizemli ve büyüleyici atmosferinin yaratılmasında önemli bir yere sahip olan O’ahu Adası’nda diziye özel turlara katılmak mümkün.
Karayip Korsanları serisinin izinde bir yolculuk yapmak istiyorsanız Maui ve Molokai'ye gitmeniz gerekiyor. Kauai ise Jack Sparrow'un Davy Jones'un Dolabı'nda mahsur kaldığı sırada arka plan görevi gören Honopu Plajı ve Honopu Kemeri gibi görülecek yerlere ev sahipliği yapıyor.
İzlanda: Buzul Diyarının Çağrısı
Buzullardan volkanlara kadar eşsiz, açık ve muhteşem manzaralara sahip olan İzlanda’nın, fantastik dünyalar yaratmak için en ideal noktalardan birisi olduğunu söyleyebiliriz. Ülkenin benzersiz coğrafi yapısı; aralarında Star Wars, Batman Begins, Walter Mitty’nin Gizli Hayatı, Game of Thrones ve Interstellar gibi kült yapımların da bulunduğu çok sayıda film için adeta doğal bir film platosu görevi üstlenmiş.
Game of Thrones'un yapımcıları Sur’un ötesindeki yaşamın zorlu koşullarını tasvir etmek ve kutup koşullarını canlandırabilmek için aradıkları mekânları İzlanda’da bulmuşlar. Ülkenin kış manzaraları ve donmuş topraklarının Ak Gezenler, Yabanıllar ve Kargalar için nasıl mükemmel bir arka plan oluşturduğunu hepimiz yıllar boyunca hayranlıkla izledik.
İzlanda manzaraları genellikle Sur’un ötesindeki yerleri temsil etmek için kullanılmış olsa da güneydeki yaşamı tasvir eden birçok sahne de burada çekilmiş. Özellikle Ak Gezenler sahnelerinin çekildiği Thingvellir Ulusal Parkı, Skogafoss Şelalesi ve Reynisfjara Plajı dizi hayranlarının ziyaret ettikleri yerler arasında. İzlanda’nın doğal zenginliklerini, Game of Thrones’un izinden giderek keşfedebileceğiniz çok sayıda tur alternatifi bulunuyor. Dilerseniz rehberli turlara katılabilir, dilerseniz kiralık araçlarla uzun bir tur rotası tamamlayabilirsiniz.
Christopher Nolan’ın destansı bilimkurgu filmi Intersellar’ın en etkileyici sahnelerinden bazıları da İzlanda’da çekildi. Volkanik manzaralara ve buzullara sahip iki farklı konum, iki farklı gezegeni canlandırmak için kullanıldı. İki mekân da İzlanda’nın güneydoğusunda birbirinden yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunuyor. Açık deniz ile nehir arasında alçak bir arazi olan Mafabot, filmin okyanus gezegeni sahneleri için kullanılmış olsa da arazinin zorlu koşulları nedeniyle ne yazık ki turistik gezi yapılamıyor.
Matt Damon’un karakterinin mahsur kaldığı buz gezegenini temsil eden Svinafellsjokull buzulu ise en popüler turist destinasyonlarından birisi. Bu bölgede rehberli buzul yürüyüşü turlarına katılabilir, kendinizi bambaşka bir gezegene ışınlanmış gibi hissedebilirsiniz.
New York: Şehir Hayatının Perdesi
New York, gökdelenleri, sarı taksileri ve kalabalık caddeleri ile sadece ikonik bir şehir değil, aynı zamanda sinema ve televizyon için de önemli bir ilham kaynağı. Hollywood filmlerinden bağımsız yapımlara kadar, New York şehrinin ruhunu yakalayan ve onu adeta bir karakter gibi tasvir eden sayısız kült film ve dizi bulunuyor. New York’u ilk kez ziyaret edenlerin kendilerini daha önce şehre gelmiş gibi hissetmelerinin ardında da muhtemelen bu yatıyor.
New York'ta düzenlenen set turları, hayranların sevdikleri dizilerin ve filmlerin çekildiği mekânları ziyaret etmelerine olanak tanıyor; sıradan bir turistik geziyi unutulmaz bir maceraya dönüştürüyor. Bu turları dilerseniz Friends, Seinfeld ya da Gossip Girl gibi sevdiğiniz diziler üzerinden dilerseniz klasik filmlerin izlerini takip ederek ya da sadece fantastik filmlerin çekildiği mekânları ziyaret ederek yapmanız da mümkün.
Turlara katılmasanız bile Central Park’ı gezerken kendinizi bir anda Evde Tek Başına 2’nin içinde hissedebilir, Empire State’in tepesine çıktığınızda dünyayı Spiderman ya da King Kong’un gözlerinden görebilirsiniz. 5. Cadde’de Tiffany & Co’nun önüne geldiğinizde Breakfast in Tiffany filminde Audrey Hepburn’un vitrine hayranlıkla baktığı sahneyi yaşayabilirsiniz.
New York, film ve dizi tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Şehrin her köşesinde bildiğimiz bir hikâyeye, her caddesinde tanıdık bir kareye rastlamak mümkün. Bu nedenle New York'un sinematik mirasını keşfetmek, şehir hayatının perdesini aralamak ve bu büyülü şehrin bir parçası olmak isteyen herkesi harika bir maceraya davet ediyor.
İngiltere: Kraliyetler, Büyücüler ve Sherlock
Tarihi ve modern yaşamı mükemmel bir şekilde harmanlayan Londra; kültürel çeşitliliği, etkileyici mimarisi ve canlı atmosferiyle dünyanın önde gelen metropollerinden birisi. Film ve dizilerin izinden yapacağınız İngiltere gezinize Londra’dan başlayabilir, yakın şehirlere yapacağınız yolculuklarda sizi etkileyecek sayısız mekân keşfedebilir, dilerseniz Edinburgh’a kadar uzanarak İskoçya’nın yüksek düzlüklerinde her biri bir film karesi güzelliğinde manzaralara tanık olabilirsiniz.
İngiltere deyince aklımıza çok sayıda dizi ve film geliyor. Başta Harry Potter olmak üzere, The Crown, Sherlock, Downtown Abbey, Peaky Blinders gibi çok geniş kitlelere ulaşmış yapımların hepsi bu ülke ile özdeşleşmiş durumda.
Siz de bir Harry Potter hayranıysanız gezinize Warner Bros. stüdyo turuyla başlayabilir, filmin yapım aşamalarını öğrenirken Platfom 9 ¾, Büyük Salon, Yasak Orman, Diagon Alley gibi ünlü setleri ziyaret edebilirsiniz. Dilerseniz yürüyüş turlarına katılarak King Cross istasyonuna gidebilir ve Platfom 9 ¾’ün gerçek temsilini de görebilirsiniz.
Edinburgh’un Harry Potter dünyasında özel bir yeri var. J.K. Rowling’in kitabı yazmaya başladığı Spoon Cafe ve ilham aldığı pek çok mekân burada bulunuyor. Bu nedenle şehirde yazarın ilham aldığı yerleri görebileceğiniz çok sayıda tur düzenleniyor. İskoçya’ya kadar uzanmışken Hogwarts Ekspresi olarak bilinen Jacobite buharlı treni ile yolculuk etmek ya da tepelerin arasından süzülerek ilerlemesini seyretmek de yapabileceğiniz aktivitelerden birisi.
Londra, Sir Arthur Conan Doyle'un klasik karakteri Sherlock Holmes için bir şehir olmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Şehir; adeta Holmes’un karmaşık ve sıra dışı vakaları çözme yeteneğinin sınırlarını zorladığı bir sahnedir. Sherlock Holmes’un Londra’sını keşfetmek için 221B Baker Street'te bulunan Sherlock Holmes Müzesi'ni ziyaret edebilir, ünlü dedektifin evini ve çalışma odasını görebilirsiniz. Ayrıca, BBC'nin ünlü Sherlock dizisinin çekildiği Speedy's Café gibi mekânları da ziyaret edebilirsiniz.
İngiliz aristokrasisinin hayatını anlatan başka bir popüler dizi olan Downtown Abbey’in çekim mekânları da turistlerin ilgisini çeken yerler arasında bulunuyor. Dizinin çekimleri Londra’nın batısında bulunan Highclere Kalesi ve Bampton gibi gerçek mekânlarda gerçekleşiyor.
Netflix'in popüler dizisi The Crown, kraliyet ailesinin hayatını ve tarihini gözler önüne seriyor. Dizi, Buckingham Sarayı ve Balmoral Kalesi gibi gerçek kraliyet mekânlarında olmasa da en az onlar kadar etkileyici farklı tarihi noktalarda çekilmiş.
Kraliyet ailesinin esas ikametgâhlarından birisi olan Windsor Kalesi için Burghley Evi’ni ziyaret edebilirsiniz. Ev, içerdiği sanat eserleri ve mimarisiyle Kraliçe I. Elizabeth dönemini muhteşem bir şekilde yansıtıyor. Buckingham Sarayı’ndaki yaşamı gösteren sahneler için 17. yüzyıldan kalma muhteşem bir yapı olan Lancaster Evi kullanılmış.
İngiltere'de keşfedilmeyi bekleyen daha birçok film ve dizi çekim yeri bulunuyor. Biraz araştırma ile kendi ilgi alanlarınıza ve zamanınıza uygun rotalar oluşturabilir ve ülkeyi farklı bir perspektiften keşfetmenin keyfini yaşayabilirsiniz.
Filmlerin Ayak İzlerini Takip Etmek
Filmlerin ya da dizilerin çekim yerlerini ziyaret etmek bizi sadece coğrafi olarak değil duygusal olarak da yeni yerlere götürür. Unutmayın yapacağınız her seyahat kendi hikâyenizin bir parçasıdır. Dilerseniz bir karakterin izinden gidebilir dilerseniz sizi ekrana kilitleyen tek bir kareden yola çıkarak yepyeni hikâyeler yazabilirsiniz. Seyahatlerinizi planlarken hazırlık yapmak, bu hikâyeleri gerçekten unutulmaz kılmanıza yardım edecektir. Dünyayı filmlerin ayak izlerini takip ederek dolaşmanıza yardımcı olacak ipuçlarını aşağıda bulabilirsiniz:
- Hangi filmleri veya dizileri takip etmek istediğinizi belirleyin ve çekim yerleri hakkında bilgi edinin.
- Ulaşım, konaklama ve diğer seyahat masraflarını araştırın.
- Vize veya diğer gerekli belgeleri edinin.
- Acil durumlar için Seyahat Sağlık Sigortası yaptırmayı unutmayın. Bu sigorta sizi beklenmedik sağlık sorunlarının yanı sıra ek teminatlarla pek çok soruna karşı güvence altına alacaktır.
- Çekim yerleri birbirinden çok farklı noktalarda olabilir ya da her zaman halka açık olmayabilir. Planlarınızı bunları göz önüne alarak yapın.
- Film veya dizinin hayranlarıyla iletişime geçin ve seyahat ipuçları alın.
- Popüler dizi ve film lokasyonları genellikle yoğun ilgi görür. Bu nedenle, turistik mekânlara veya stüdyo turlarına önceden rezervasyon yapmanız önemlidir. Böylece beklenmedik sürprizlerle karşılaşmazsınız.
- Gideceğiz şehre ya da coğrafyaya göre tematik, günlük ya da birkaç günü kapsayan turlar seçebilirsiniz.
- Seyahatiniz sırasında alışveriş ve diğer masraflar için de bütçe ayırmayı unutmayın.
- Çekim yerlerinde bol bol fotoğraf çekin. Etkilendiğiniz sahnelerdeki açılardan fotoğraflar çekmek, hatta varsa kostümlü fotoğraf çekimi yaptırmak çok unutulmayacak anılarla geri dönmenizi sağlar.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. İşbu blog sayfası aracılığı ile sunulan tavsiyelere dayanarak alınan/alınacak yatırım kararlarının ve yapılan/yapılacak alım satım vb. işlemlerinden ve bu işlemlerin olası neticelerinden Türkiye Finans Katılım Bankası AŞ herhangi bir surette sorumlu değildir.